1 Eylül 2015 - 08:09
Suriye ordusuna omuz veren Filistinliler

Adnan el Seyyid, Türkiye yönetiminin ‘Filistin davasının hamisi kesilmesi‘ konusunda da “Birçok ülke Filistin için sesini yükseltiyor ama bana para ve silah veren Suriye ordusudur. Diğerleri sözde destek oluyor. Burada bizim başımıza gelenlerden dolayı sorumlu olanlardan biri de Tayyip Erdoğan’dır. Bizim tekfirci terörden çektiğimizi Türk halkının çekmesini istemeyiz. Ama Erdoğan korkarım ektiğini biçecek” ifadelerini kullandı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Suriye’deki Filistinli mülteciler iç savaşta ikiye bölündü. Yermuk’ta Hamas muhaliflerden yana saf tutarken Neyrep’tekiler muhaliflere karşı silahlandı.
Sanayi kenti Şeyh Neccar’a gitmek üzere Halep’in güneyinden bir kavisle zeytin ağaçlarının arasından kuzeybatıya doğru ilerlerken bir kaldırım büfesinde kahve molası verdik. Savaş her köşeye bir dram bırakmış. Büfenin sahibi Filistinli mülteci Muhammed Sabri duvara çatışmalarda ölen Filistinlilerin fotoğraflarını asmış. Başköşede silahlı muhalif grupların Neyrep kampında öldürdüğü oğlu Halid var. Sabri, Şam’da yaşayan şair Halid Ebu Halit’in de kuzeniymiş. Duvardaki Filistinli ‘şehitler’i görünce Filistinlilerin Suriye iç savaşındaki ahvalini merak ettim. Filistinli şoförümüz sorularımın yanıtını bulmam için Neyrep Filistin Mülteci Kampı’nı mutlaka görmem gerektiğini söyledi. Neccar dönüşü uğramaya karar verdik.
 
Tipik bir Filistin mülteci kampı; yüksek duvarlarla çevrili avlulu evler, çok katlı binalar, hareketli sokaklar ve Gazze Şehitleri Mezarlığı… 1956’da kurulan kampın normal nüfusu 27 bin. Ancak iç savaşta yeni sığınmacılarla kampta yaşayanların sayısı 50 bine ulaştı.
 
Filistinliler Suriye’deki iç savaşta bölündü. Hamas’a yakın olanlar muhaliflere, El Fetih ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi-Genel Komutanlık (HKC-GK) rejimle saf tuttu.
 
İç savaşın ilk dört yılında Neyrep 209 kurban verdi. Suriye genelinde ölen Filistinli sayısı 4 bin. Neyrep’i Kudüs Tugayı koruyor. Ağaçların gökyüzünü perdelediği bir çay bahçesine götürüldüm. Burası artık Kudüs Tugayı’nın karargâhı. Bir köşeye kurulmuş bir masa ve önünde üç-beş koltuk.
 
Komutanları Adnan el Seyyid, İsrail’in Safad’dan sürdüğü bir ailenin çocuğu. El Fetih’li Seyyid söze “Bu mekân benim lokantamdı, karargâha çevirdim” diyerek başladı.
 
Neden silaha sarıldıklarını anlatırken bir dizi olay sıraladı. Seyyid’in verdiği bilgilere göre silahlımuhalifler, Neyrep’te otobüsle askeri kamptan dönen 19 Filistinli genci öldürdü. Otobüse de bomba yüklediler, şoförünü zincirlediler ve zorla kontrol noktasına sürdüler. Araç hedefe 100 metre kala patladı. Sonra muhalifler kamptan adam kaçırmaya başladı. Hüseyin Masri, Hikmet Dirbes, Muhammed Cedah rejimle işbirliği yaptığı gerekçesiyle kaçırıldı, cesetleri 2 kilometre ötede bir evde bulundu. Hepsi sivildi. Amaçları Neyrep’i alıp buradan hemen yakındaki Neyrep Askeri Havaalanı’na girmekti. 3 kilometre öteden kampa havan topu atmaya başladılar. 13 kişi öldü. Saffet el Şerif adlı uzman El Cezire televizyonunda katıldığı programda dedi ki ‘Havaalanını alabilmeniz için Neyrep’e girmelisiniz.‘ Sonra saldırılar arttı. Kamp 10 ay boyunca kuşatma altında kaldı. İnsanlar açlıkta ot yemeğe başladı. 4 çocuk gıdasızlıktan öldü. Muhalifler defalarca hem roketlerle hem de karadan hücum ederek saldırdı. Hepsi püskürtüldü. 21 günde 72 grad füzesi atıldı. 100 ev yıkıldı. Muhaliflerin Mercii’den attığı füzeyle vurduğu bir helikopter kampa düştü, 18 kişi öldü, 50 kişi yaralandı, 50 ev zarar gördü. Sonra muhalifler Handerat’ı kuşatıp 15 genci rejimle çalıştıkları gerekçesiyle öldürdü. Handerat’taki 15 bin Filistinliden 10 bini Neyrep’e sığındı. Başka yerlerden gelenlerle birlikte kampın nüfusu 50 bine çıktı. Handerat’taki gençlerin Kudüs Tugayı’na katılmasıyla askeri havaalanı ile birlikte Halep’in batısını da Filistinliler korumaya başladı. Şimdiye kadar Kudüs Tugayı’ndan 209 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.
 
Seyyid’in iddiasına göre kampa saldırıların bir başka nedeni Filistinlilerin burayı terk etmesini sağlamaktı:
 
“Tehditlerle kampı boşaltmamızı istediler. Direndik çünkü kamplar Filistin’e dönüş hakkımızı temsil ediyor. Suriye’ye olduğu kadar Filistinlilere de komplo kurdular. Bize ‘Sizin Suriye ile ilginiz yok‘ dediler. En az 100 bin kişiyi Almanya, İsveç ve Norveç gibi ülkelere götürdüler. Amaç Filistinlileri Filistin sınırından uzaklaştırmak ve geri dönüş davasını bitirmek. Halkımızın Handerat’tan çıkartılması da bu komplonun parçası. Benimle Suudi bağlantılı kişiler temasa geçip 10 milyon dolar teklif etti. Direnişten vazgeçmemizi istediler. Halep’te de 60 bin Filistinli yaşıyor. Suriye’nin kuzeyinde bu tekfirci teröristlere katılan Filistinli sayısı 10’u geçmez.”
 
1500 askeri olan Kudüs Tugayı’nın ordu ile ilişkisini sordum, “Cephaneyi ordudan alıyoruz” dedi.
 
Peki, Neyrep’in aksine Şam’daki Yermuk kampı neden muhaliflere teslim oldu? Kendi bakış açasına göre aradaki farkı anlattı:
 
“Yermuk’un düşmesinin en büyük nedeni Hamas. İnsanların acılarını ve gençlerin Filistin’e ilgilerini sömürdüler. Yermuk’un yüzde 60’ı Filistinli. George Habaş’ın FHKC’si ve Naif Havadmi’nin Filistin Demokratik Halk Cephesi tarafsız kaldı, bu da muhaliflerin işine yaradı. İslami Cihad da tarafsız kaldı, bir şey yapmadı. Filistinliler ortak hareket etseydi Yermuk düşmezdi.Burada hem Cibril hem Habaş’ın adamları var. Onlarla birlikteyiz. Ama Hamas’ın burada faaliyet yürütmesine izin vermiyoruz. Halep’teki Filistinliler isterse sağ isterse soldan olsun hepsi Kudüs Tugayı içinde savaşıyor. Lazkiye’de Remil Filistin Mülteciler Kampı’nda da çalışma oldu. Orada da küçük bir birlik oluşturduk.“
 
Hayfa asıllı Filistinli Zekeriya Ferhat, Yermuk Kampı’nın eski meskunlarından. “Yermuk Kampı’nda silahlı grupların tehdit edip çıkardığı ilk Filistinli bendim. Çünkü Suriye televizyonunda yapımcı olarak çalışıyordum. Arabamı gasp ettiler, yenisini aldım onu da çaldılar” diyen Ferhat’a göre deYermuk’ta olup bitenlerden Hamas sorumlu. Ferhat, Hamas’ın siyasi bürosunu Şam’dan çıkarmak ve muhaliflerden yana siyasi duruş sergilemenin ötesinde özellikle Hizbulllah’dan öğrendiği tünel kazma tekniklerini muhaliflere öğrettiğini söyledi.
 
Adnan el Seyyid, Türkiye yönetiminin ‘Filistin davasının hamisi kesilmesi‘ konusunda da “Birçok ülke Filistin için sesini yükseltiyor ama bana para ve silah veren Suriye ordusudur. Diğerleri sözde destek oluyor. Burada bizim başımıza gelenlerden dolayı sorumlu olanlardan biri de Tayyip Erdoğan’dır. Bizim tekfirci terörden çektiğimizi Türk halkının çekmesini istemeyiz. Ama Erdoğan korkarım ektiğini biçecek” ifadelerini kullandı.
 
Sohbetin bitiminde müsaade istediğimde Filistinli komutan “Gelmek sizin iradenizde göndermek bizim irademizde” deyip yemeğe kalmamızda ısrar etti, kaldık!
 
 Fehim Taştekin